ULUSAL SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI BİRLİĞİ
( USTKB )

 

Ulusal Sivil Toplum Kuruluşları Birliği
Basın Bildirisi
 
İktidar Partisi’nin kapatılma davasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından Anayasa Mahkemesinde açılmasından sonra, adeta Hükümetin Sözcülüğüne soyunmuş olan belirli dış odakların  ve taraflı medyanın ülkemizin yaşamsal kurumlarına  saldırıları  tehlikeli boyutlara ulaşmıştır.
Avrupa Komisyonu Parlamenter Meclisinin Türkiye’nin çıkarlarına ters düşen Raporuna, onay oyu veren 65 yabancı milletvekilinin arasında 8 AKP’li milletvekilinin yer alması, bu odakların son örneğidir.
Bu konulara ilişkin görüşlerimizi kamuoyuna duyurmak amacıyla basın toplantısına hazırlandığımız sırada, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Sn. Mustafa Balbay, ADD Başkanı Sn. Şener Eruygur, Emekli Orgeneral Sn. Hurşit Tolon, ATO Başkanı Sn. Sinan Aygün, Türkiye Gençlik Birliğinden USTKB Yürütme Kurulu Üyesi 2 genç arkadaşımız Adnan Türkkan ve Tunç Akkoç’la birlikte 24 kişinin göz altına alınması olayı da iktidarın geleceğe dönük görüş ve amaçlarını ortaya koymuştur.
Burada, özellikle, Hukuk Devletindeki hukuk dışı yapılan her türlü gözaltı ve tutuklamalara karşı ,ancak Hukuk Devletine sahip çıkarak Hukuk Devleti anlayışına uyan ve hukuki olan her türlü karara saygılı olduğumuzu belirtmek istiyoruz.
Bu saldırıların ve kuşatmanın amacı , Cumhuriyeti, Ulusal Değerleri, Atatürk Devrimlerini savunanları “faşizan baskıcı bir yöntemle“ susturmak, 85 yıllık çağdaşlaşma ve aydınlanma sürecini geriye döndürerek, “dini esaslara” dayalı bir yönetimi dayatmak, suskun bir toplum yaratmaktır. Bunun başkaca bir adı yoktur. Adil yargılanma hakkı gözardı edilerek bir yıldır Ergenekon olayıyla ilgili iddianame hazırlanmamıştır. 
AKP iktidarı, partisinin kapatılma telaşı içinde, batı kurumlarını da arkasına alarak, Avrupa Birliği ve Amerika’yla işbirliği ve dayanışma içinde, açıkça Türkiye Cumhuriyetinde Cumhuriyete ve Devrimlere sahip çıkan kişilere karşı , hukuk devletine uymayan adil yargılanma hakkının gasp edildiği bir saldırıya geçmiştir. Gözaltına alınma ve tutuklamaların, AKP davasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin sözlü açıklama yapmasının beklendiği güne rastlaması ise dikkati çekmektedir.
Avrupa Birliği platformlarının Türkiye’ye yönelik tehdide varan eleştiri ve müdahalelerine gelince… Türkiye’nin iç işlerine, hukukuna, Anayasasına ve yargı kurumlarıyla, ordusuna yöneltilen eleştiriler ve tehditler, emperyalist güçlerin örtülü biçimde dile getirmeğe çalıştıkları SEVR özlemlerinin açıkça dışa vurumudur. Türkiye Cumhuriyetinin Kurumlarını yıpratma, hatta yok etme stratejisidir.
AKP İktidarı da Türkiye’nin Avrupa Birliğine üyeliği sürecini bahane ederek, batılı emperyalist odaklara karşı ülkesini savunmak yerine partisini savunmak tezini oluşturmuş, Türkiye’yi Avrupa ve dünya camiası önünde, adeta “sömürge” konumuna getirmiştir.
Örnekleri şunlardır :  
·        Avrupa Birliği dayatmalarıyla çıkartılan Vakıflar Yasa Tasarısı kabul edilmiştir
·        Kıbrıs’tan Türk Askerlerinin çekilmesi istenmektedir
·        Avrupa Birliği Sözcü ve Temsilcileri fütursuzca doğu illerimizde teftiş ziyaretleri yaparak bölge yetkilileriyle görüşmekte, iç işlerimize müdahale etmektedirler
·        Avrupa Birliği Temsilcileri ve sözcüleri Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Başsavcılığı ve benzeri kurumlarının aldıkları kararlara karşı tavır koymaktadırlar ancak adil yargılanma hakkı ile ilgili söylemleri bu güne kadar tespit edilememiştir.
·        Gökçeada ve Bozcaada’daki sözde azınlık haklarının korunması adına, Rum Okulunun açılmasını, var olan okula giden kimse olup olmadığını araştırmadan istemektedirler.
·        Adalara Yunanca adların verilmesi talep edilmektedir.
·        AKP ‘nin kapatılmasının, Türkiye, Avrupa Birliği ilişkilerini zedeleyeceği savıyla, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Kurumları tehdit edilmektedir.
·        Türkiye’de dinsel amaçlı faaliyetler görmezden gelinerek, Türkiye Cumhuriyetinin varoluş felsefesinin temel ayağı olan Laiklik tartışmaya açılmaktadır
·        Anayasa Mahkemesi’nin türbana ilişkin kararları Avrupa Birliği ve yandaşlarınca eleştirilmektedir
·        Ordu yalan yanlış suçlamalarla hedef tahtası haline getirilmektedir.
·        Avrupa Birliği ve platformları hangi hak ve yetkiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin hukukuna, yargısına, iç politikasına, karışmakta, söz sahibi olmaktadır.
Ve daha da önemlisi, halkını, ulusunu, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil etmekle yükümlü ve sorumlu bir hükümet, nasıl olup da ülkesi aleyhine dış mihrakların kararlarına katılmaktadır. “Milli İrade, insan Hakları, Demokrasi” kavramlarının arkasına sığınarak, Amerika ve Avrupa Birliği’nin emperyalist emelleriyle ülkeyi yönetenler, Türkiye’nin ulusal onurunu ayaklar altına almaktadır. Bu politikayla Türkiye’nin dış dünyadaki itibarı sarsılmıştır.
Örnekleri bilinmektedir:
·        Türkiye’nin Dışişleri Bakanı, Brüksel’de kendi ülkesini şikayet etmiş, etnik azınlıklar kadar Müslümanların da baskı altında olduğunu söyleyebilmiştir.
·        İktidar Partisi Başkan Yardımcısı, Cumhuriyet Devrimlerinin Halk arasında travma yarattığını iddia edebilmiştir
·        Parti Kapatılma Davasının açılmasından sonra telaşa düşen AKP Avrupa Birliği’nin desteğini isteyerek, kendi ülkesini, ulusunu şikayet etmiş ve 8 AKP’li Milletvekili Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki Rapora olumlu oy verebilmiştir.
·        Yüzde 47 oyla her şeyi yapacağına, her kararı tek başına vereceğini zanneden AKP Hükümeti, Avrupa Birliği Platformlarında, kendi partisinin değil, yaşadığı, soluk aldığı, vatanı bildiği Ülkesinin, Türkiye’nin çıkarlarını korumak zorunda olduğu halde bunu göz ardı etmiştir.
Bu süreç devam ederken, aydınlanmanın kaleleri olan aydınlarımızı susturma girişimleri devam etmiş, Anayasa Mahkemesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının sözlü açıklamalarının yapılacağı gün gözaltılarla ülke ayağa kalkmıştır ve bu açıklamalar da basın tarafından ikinci plana düşürülmüştür.
Bütün bu gelişmelerden sonra sonuç olarak şunları söyleyebiliriz :
·        Türkiye sömürge ülkesi değildir.
·        Amerika ,Avrupa Birliği ve Platformlarının, Sözcüleri ve Temsilcilerinin, Türkiye’nin İç İşlerine karışmaya hakkı ve yetkileri yoktur.Kendi ülkelerinde veya başka bir Avrupa Ülkesine bu müdahaleleri asla yapamazlar.
·        Türkiye Ulusal bütünlüğünü ve çıkarlarını kendi ürettiği politikalarla koruyacak ve sürdürecektir.
·        Laik Demokratik Hukuk Devleti olarak, Anayasası, Yargısı özgürdür. Kararlarını kendi özgür iradesiyle alır. Bir yabancı ülkenin ya da grubun uydusu değildir.
·        Cumhuriyetimizin yetiştirdiği değerleri susturma çabaları, Kapatma Davasına karşı iktidarın çırpınışlardır.
Biz USTKB olarak ; Türk Ulusu’nun Varoluş Felsefesini Oluşturan Laik Cumhuriyetin Temel Niteliklerini Korumak, Yüceltmek, Bu Doğrultuda Kamuoyu Bilinci ve Dayanışmasını oluşturmak görevini ve sorumluluğunu sonuna kadar sürdüreceğiz. Halkımıza duyururuz.
 
Ulusal Sivil toplum Kuruluşları Birliği
                Dönem Sözcüsü
       Av. Aydeniz Alisbah Tuskan
 
Katılımcı Kuruluşlar:
Atatürk Vakfı, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Şişli Şb., Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Kadıköy Şb., Basın Mensupları Der.(Bas-Men), Bizim Ülke Derneği, Cumhuriyet Kadınları Derneği İst. Şb., ÇEKÜL Vakfı, Demokratik Dayanışma Derneği, Deniz Yıldızı Eğitim,Kültür ve Dayanışma Derneği, F.Nightingale Hemşirelik Y.O.Mezunlar Derneği, İst. CUMOK, İst. Eğitimciler Derneği, İst. Ekslibris Akademisi Derneği, İst.Kadın Kuruluşları Birliği (İKKB-36 Kadın Kuruluşu), İst.Mülkiyeliler Birliği Vakfı İst.Şb., İst.Üniversitesi Mezunlar Derneği, İst.Üniversitesi Öğr.Üyeleri Derneği, İst.Yardımseverler Derneği, İtalyan Liseliler Derneği, İTÜ Mezunlar Derneği, Jeofizik Kurumu, Kadın Araştırmaları Derneği, Kadıköy Platformu (32 Dernek), Kadın ve Siyaset Derneği (Kas-Der) Mersin, Kıbrıs Türk Kültür Derneği, Sertel Gazetecilik Vakfı, SOS Çevre Gönüllüleri Platformu, Sürekli Gelişim Derneği, T.Asker Çocukları Der.(Taç-Der), TEMA Vakfı, T.Emekli Subaylar Der., T.Gençlik Birliği (TGB), T. Hekimleri Dostluk ve Dayanışma Derneği, T. Kadınlar Birliği İst.Şb., T.Kadınlar Birliği Şişli Şb., T. Soroptimist Kulüpleri Federasyonu, T. Üniversiteli Kadınlar Derneği (TÜKD), Truva Folklor Araştırmaları Derneği, Tüm Öğretim Üyeleri Derneği (TÜMOD), Ulu Önderin Öğrencileri Derneği, Ulusal Sanayici ve İş Adamları Der.(USİAD), Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği (UPSD), Uluslararası Lions Kulüpleri Birliği Konferderasyonu, Umut Çocukları Derneği, Yeniden Kuvayi Milliye Derneği, Yurttaşlık Hareketi Derneği (YHD), Yurtsever Hareket, 68’liler Vakfı, Toplumsal Saydamlık Hareketi Der., Avukatlar Dayanışma ve Hukuk Araştırmaları Vakfı, Memleket Sevdalıları Derneği,
Atilla İlhan Kültür Merkezi Meşrutiyet Cd. 3/3 Beyoğlu/İstanbul
bilgi@ulusalstkb.org