İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği - Basın Açıklaması
Lozan Barış Antlaşması’nın
Yürürlükte Olduğu Unutulmamalı
Mustafa Kemal Atatürk’ün “ Türk tarihinin dönüm noktası” olarak adlandırdığı Lozan Barış Antlaşması, Kurtuluş Savaşının ardından Türk Devletinin uluslararası alanda siyasal, hukuksal ve ekonomik ilişkilerinin bağımsızlık temelinde yeniden düzenlendiği bir diplomasi zaferidir.
Lozan Barış Antlaşması önsözünde, devletlerin bağımsızlık ve egemenliğine saygı gösterilmesi ilkesine yer vermiştir. Bu ilke, yeni Türk Devletinin 1. Dünya Savaşı'nın galipleri ile eşit şartlar altında, Lozan'da siyasi bir mücadele sürdürme kararlılığını gösteren bir hükümdür.
Lozan bir siyasal bağımsızlık ve eşitlik belgesidir.Türkiye’yi bağımsız bir devlet olarak tanıyan ve bunu uluslar arası alanda tescil eden belgedir. Bugün de yürürlüğünü korumaktadır.
Lozan ticari, mali ve ekonomik açıdan bir bağımsızlık belgesidir.
Lozan Barış Antlaşmasının 24 Temmuz 1923’de imzalanmasıyla, Türk ulusu için yeni bir dönem ve çağdaş dünya ile bütünleşme süreci başlamıştır.Lozan antlaşmasından üç ay sonra da Cumhuriyet ilan edilmiştir.
LOZAN kadın hakları devrimine de ışık tutmuştur.Lozan Konferansının arka sahnesinde, gece gündüz uğraşan başdelegenin yanında bulunan 26 yaşındaki Mevhibe Hanım, Atatürk’ün önerisiyle ilk defa Avrupa’ya gitmiş, çarşafını çıkarmış ve eşinin yanında çağdaş bir Türk kadını olarak ülkesini temsil etmiştir. Cumhuriyetin kuruluşunu izleyen ilk on yılda yapılan devrimlerin ve çağdaş kadın haklarının yerleştirilmesinin izleri, bağımsızlık belgesi Lozan’da müzakere sürecinde de görülmüştür.
Günümüzde Lozan’dan ve Cumhuriyet’in kazanımlarından ödün verilmesine yönelik dış güçlerin ve içteki yandaşlarının girişimleri artmıştır, buna karşı elele vererek “dur deme” kararlılığının gösterilmesi gerekmektedir. İKKB olarak,Sevr’e dönüşe ve stratejik müttefikimizin (!?) Büyük Orta Doğu Projesini uygulanmasına Türk ulusunun izin vermeyeceğine inanıyoruz.
Nazan Moroğlu, İKKB Koordinatörü